Siber güvenlik alanının önde gelen şirketlerinden Kaspersky, 2024–2025 Sürdürülebilirlik Raporu'nu kamuoyuyla paylaşarak, daha emniyetli ve dirençli bir dijital geleceğe yönelik stratejilerini açıkladı. Bu kapsamlı rapor, şirketin sorumluluk bilinciyle hareket eden ve sürdürülebilir büyümeyi esas alan uzun vadeli hedeflerini gözler önüne seriyor. Kaspersky, siber tehditlere karşı bireyleri ve kurumları korumayı, emniyet güçleriyle iş birliğini teşvik etmeyi, güvenli teknoloji geliştirme yatırımları yapmayı ve toplumlar ile ekonomilerin dijital dayanıklılığını pekiştirmeyi amaçlıyor.

2024–2025 döneminde dijital sürdürülebilirliği desteklemeyi ve küresel siber direnci artırmayı sürdüren Kaspersky, siber olayların neden olduğu kesintileri, finansal zararları ve toplumsal riskleri azaltmaya önemli katkılar sağladı. Bu sayede, ekonomiler ve toplumlar genelinde dijital dönüşümün daha güvenli ve istikrarlı koşullarda ilerlemesine destek oldu. Aynı dönemde, şirketin beş farklı Uzmanlık Merkezi tarafından sağlanan istihbarat desteğiyle tespit edilen gelişmiş kalıcı tehdit (APT) gruplarının ve operasyonlarının sayısı, 2023'e kıyasla %74 oranında artış gösterdi.

Siber Dayanıklılık Küresel İş Birlikleriyle Güçleniyor

Kaspersky'nin toplumsal etkisinin temel taşlarından birini, dünya genelindeki kolluk kuvvetleriyle yürüttüğü ortak çalışmalar oluşturuyor. Raporlama döneminde INTERPOL ve AFRIPOL ile yapılan ortak operasyonlara destek veren şirket, 2.600'den fazla siber suçlu zanlısının yakalanmasında önemli bir rol üstlendi. Sürdürülebilirlik açısından bu adımlar, saldırganların faaliyet alanlarını kısıtlarken, kamu kurumları, işletmeler ve bireyler için dijital ortamları daha güvenli hale getiriyor ve siber olayların uzun vadeli ekonomik ve toplumsal maliyetlerini düşürüyor. Kaspersky, AFRIPOL ile olan iş birliğini beş yıllık bir ortaklık anlaşmasıyla resmileştirdi. Ayrıca, 23 Afrika ülkesinden emniyet mensuplarına Güvenlik Operasyonları Merkezi (SOC) faaliyetlerinin temellerini ve ileri düzey tehdit avcılığı (threat hunting) tekniklerini içeren siber güvenlik eğitimleri verdi. Bu kapasite geliştirme çalışmaları, yerel ekiplerin tehditleri bağımsız olarak tespit edip müdahale edebilme yeteneklerini artırarak dijital ekosistemin genel dayanıklılığını güçlendiriyor.

Geleceğin Teknolojilerine Yatırım ve Siber Bağışıklık

Bireysel kullanıcıları, işletmeleri ve kamu kurumlarını sürekli evrim geçiren siber tehditlere karşı korumak amacıyla Kaspersky, güvenlik çözümlerini sürekli geliştiriyor ve siber güvenlik araştırmalarına önemli yatırımlar yapıyor. 2024–2025 döneminde şirket, 135'i yapay zeka alanında olmak üzere toplam 155 patent aldı. Yaklaşık 3 bin kişilik küresel Ar-Ge ekibi, 373 araştırma yayınına imza attı. Bu çalışmalar, pazarda erişilebilir güvenli teknoloji seviyesinin yükselmesine, dijital altyapılardaki sistemik zayıflıkların azalmasına ve teknolojilerin daha istikrarlı bir şekilde yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Sorumlu inovasyon çerçeveleri de bu etkiyi pekiştiriyor. Avrupa Komisyonu’nun Yapay Zeka Paktı’na katılan ve Birleşmiş Milletler Küresel Dijital Mutabakatı’nı destekleyen Kaspersky, geliştirme süreçlerini küresel yönetişim standartlarıyla uyumlu hale getirdi. KasperskyOS üzerinden uygulanan Siber Bağışıklık (Cyber Immunity) yaklaşımı, güvenliği reaktif korumadan mimari dayanıklılığa taşıyarak uzun vadeli sürdürülebilirlik açısından önemli bir avantaj sunuyor. Bu sayede sistemler, sürekli yama ihtiyacı duymak yerine, ihlallere karşı doğal olarak dirençli olacak şekilde tasarlanıyor. Yeni ürünler arasında yer alan Kaspersky eSIM Store, şirketin faaliyet alanını mobil bağlantı hizmetlerini de kapsayacak şekilde genişletti. Ayrıca, sunucular, sanal makineler ve bulut ortamları dahil olmak üzere her yerdeki bulut iş yüklerini korumak için Kaspersky Cloud Workload Security çözümünü de kullanıma sundu.

Kaspersky ESG ve Sürdürülebilirlik Başkanı Maria Losyukova, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Siber güvenliği sadece teknolojik değil, aynı zamanda toplumsal bir mesele olarak ele alıyoruz. İnsanların dijital hizmetleri güvenle kullanabilmeleri hayati önem taşıyor. Bu nedenle sürdürülebilirlik gündemimizin merkezinde, insanları, kurumları ve kritik sistemleri siber tehditlere karşı koruma misyonumuz yer alıyor. Sorumlu inovasyon, şeffaflık ve iş birlikleri aracılığıyla katkı sağlamaya devam ediyoruz. Bu rapor, teknolojilerimizin, araştırmalarımızın ve iş ortaklarımızla yürüttüğümüz çalışmaların somut çıktılara nasıl dönüştüğünü gösteriyor: Daha az risk, daha güçlü dayanıklılık ve herkes için daha güvenli bir dijital ortam” dedi.