Uluslararası Adalet Divanı (UAD), İsrail'in Gazze Şeridi'nin güneyindeki Refah kentine yönelik askeri harekatını anında durdurması yönünde bağlayıcı bir karar aldı. Divan Başkanı Nawaf Salam tarafından açıklanan kararda, Refah'ın boşaltılması ve İsrail'in diğer eylemlerinin Filistinlilerin çektiği acıları hafifletmek için yeterli olmadığı vurgulandı. Mahkeme ayrıca, İsrail'in kanıtların korunmasını sağlamak amacıyla soruşturmacıların Gazze Şeridi'ne engelsiz erişimini temin etmesi gerektiğini belirtti.
UAD'nin Gerekçeleri ve Güney Afrika'nın Talepleri
Başkan Salam, Refah'taki insani koşulların önceki mahkeme kararından bu yana 'daha da kötüleştiğini' ve durumun artık 'felaket' olarak nitelendirildiğini ifade etti. Bu karar, Güney Afrika'nın İsrail'i soykırımla suçladığı davada, Refah saldırısının durdurulması yönündeki talebinin ardından geldi. Güney Afrika, İsrail'in Refah'taki askeri operasyonlarını derhal sonlandırmasını, güçlerini geri çekmesini ve Gazze'ye engelsiz insani erişim sağlamasını talep etmişti. Ayrıca, BM yetkililerinin, insani yardım kuruluşlarının, gazetecilerin ve araştırmacıların Şeride'ye engelsiz girişine izin verilmesi gerektiğini belirtmiş ve İsrail'in daha önceki mahkeme emirlerini 'görmezden geldiğini ve ihlal ettiğini' savunmuştu.
Ocak ayında UAD, İsrail'i soykırıma yol açabilecek eylemlerden kaçınmaya ve Gazze'ye insani yardımı kolaylaştırmaya çağırmıştı. Güney Afrika, İsrail'in Refah'a saldırma niyetini açıklamasının ardından ek önlemler talep etmiş, ancak bu talep o dönemde reddedilmişti. Mart ayında Güney Afrika, acil önlem talebini yeniledi ve aynı ayın sonunda mahkeme, Gazze'de 'yayılmaya başlayan kıtlık' nedeniyle İsrail'in 'acil insani yardım' sağlamasına hükmetti. Son dönemde Libya, Mısır ve Türkiye gibi ülkeler de Güney Afrika'nın İsrail'e yönelik soykırım davasına destek vereceklerini duyurdular. UAD kararları bağlayıcı ve temyiz edilemez olsa da, mahkemenin doğrudan bir icra mekanizması bulunmamaktadır. Ancak bu tür kararlar, bir ülkenin uluslararası itibarını olumsuz etkileyebilir ve hukuki emsal teşkil edebilir.
Refah Operasyonu ve Can Kayıpları
İki hafta önce İsrail güçleri Refah'ta askeri bir operasyon başlatarak bölge sakinlerini ve yerinden edilmiş kişileri Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'a yönlendirmişti. Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 7 Ekim'den bu yana İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarında 35 bin 709 Filistinli hayatını kaybetti, 79 bin 990 Filistinli ise yaralandı. Evlerinin enkazı altında en az 11 bin kişinin daha öldüğü tahmin ediliyor. Filistinli ve uluslararası örgütler, ölen ve yaralananların çoğunluğunun kadın ve çocuklardan oluştuğunu belirtiyor. İsrail'in saldırıları, başta Gazze'nin kuzeyi olmak üzere Şeridi genelinde şiddetli bir kıtlığa yol açtı ve çoğu çocuk olmak üzere çok sayıda Filistinlinin yaşamını yitirmesine neden oldu. Yaklaşık iki milyon kişi zorla yerinden edildi; büyük çoğunluğu, 1948 Nakba'dan bu yana en büyük kitlesel göçü yaşayarak Mısır sınırına yakın Refah'a sığınmak zorunda kaldı. İsrail, 7 Ekim'de Mescid-i Aksa'da 1.200 asker ve sivilin öldürüldüğünü iddia ederken, İsrail medyası bazı İsraillilerin 'dost ateşi' sonucu yaşamını yitirdiğini öne süren haberler yayınladı.




